Mezitli’de Mutlaka Gezmeniz Görmeniz Gereken Yerler!
Mezitli, Mersin ilinin dört merkez ilçesinden biridir. Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne bağlıdır. 2008 yılında ilçe teşkilatı kurulmuştur. Toplam yüzölçümü 515,79 km² ve rakımı 5 m’dir. Merkeze uzaklığı 11 km’dir. Batısında Erdemli, doğusunda Yenişehir, kuzeyinde Toroslar ilçeleri bulunmaktadır.
Soli-Pompeiopolis
Mersin’in yaklaşık 11 km. güneybatısındaki Mezitli İlçesi’nde yer alan ören yerinin İ.Ö. 8-7. yüzyılda kurulduğu kabul edilmektedir. Strabon, kentin Akhaioslar ve Rhodos‘taki Lindoslular, Pompenius Mela ise Argoslu ve Rhodoslu kolonistler tarafından kurulduğunu yazmaktadır. İ.Ö. 1000. yılda önemli bir liman olan Soli İ.Ö. 6. yüzyıl ortalarında başlayan ve Büyük İskender’e kadar süren Anadolu’daki Pers egemenliğinde de rol oynamıştır.
Antik Liman
Kalıntılarının bir bölümü bugün de görülebilen liman, birbirinden 200m aralıklarla düzenlenmiş iki dalgakırandan oluşmaktadır. Bunlardan batıdaki daha iyi korunmuştur. Büyük kalker blokların, demir perçinlerle tutturulduklarını gösteren izler halen görülebilmektedir. Batıdaki dalgakıranın batısı kum yığıntısı ile dolmuştur. Yapılan ölçümlere göre korunmuş olan uzunluğu 160 m, eni ise 23 m dir. Yapı malzemesi olarak kullanılan kalker taşların yaklaşık olarak uzunluğu 160cm, eni 60cm ve derinliği 60cm’dir. Doğudaki dalgakıranın çok azı kaldığı için ancak 40m kadarı ölçülebilmiştir. Antik döneme ait liman kalıntısı gözle görülebilen ender ören yerlerinden birisidir.
Günümüzde Soli antik kentinin çevresi yerleşim alanıdır. Soli kazıları, hızlı kentleşmenin tarihsel dokuya olumsuz etkilerini azaltacak, anıtsal liman kentini sosyo-kültürel yapısıyla açığa çıkartarak, toplumun bilgisine sunacaktır.
Sütunlu Cadde
200 tane olduğundan bahsedilen ve kalkerden yapılmış olan sütunlardan bugün 33’ü ayaktadır ve bunlar İ.S. 2. ve 3. yüzyıllara tarihlenmektedirler. Korinth düzenindeki sütun başlıklarından bazıları figürlüdür. Ayrıca bazı sütunların yazıtlarından, caddeye bakan konsolların, Roma imparatorlarının ya da üst düzey yöneticilerinin heykellerini taşıdığı anlaşılmaktadır. Diğer heykellerle birlikte Mersin Müzesi’ne taşınan ve 2003 kazılarında ele geçen Dionyzos, Pan ve Panter üçlü heykel grubu görülmeye değerdir. Bu heykeller de sütun başlıkları gibi İ.S. 2. ve 3. yüzyıllara tarihlendirilmişlerdir.
Soli Höyük
2 m. yüksekliğinde ve 300 m. çapındadır. Tepe üzerinde yapılan yüzey araştırmalarında Erken Demir Devri’nden, Roma Dönemi’ne kadar tarihlenen seramik parçaları bulunmuştur. Kazılarla da mimari buluntuların yanı sıra çok sayıda amphora parçaları, kandiller, dokuma ağırlıkları ve ocaklar, terrakota figürin başları, küçük bir Bes figürü ve bir adet skarebeus ortaya çıkarılan güzel buluntulardan sadece bir kaçıdır. Yine kazılarda ortaya çıkartılan orak, dilgi parçaları ve dibek taşları gibi eserler tarihinin Neolitik Dönem’e kadar gittiğini göstermektedir. Bunun yanı sıra Kalkolitik, Eski Tunç Dönemleri’nin varlığı da bilinmektedir. Hitit Dönemi’ne ait eserler arasında ise pişmiş toprak bir damga mühür, bir matara, bulla ve büyük bir tabaktan bahsedilebilir. Soli Höyük’te ve tiyatro bölümünde yapılan kazı çalışmalarında elde edilen buluntulara göre Höyük kısmında da Klasik, Arkaik, Geometrik ve Helenistik dönem buluntuları ele geçmiştir.
Kaleburnu (Cemilli) Kalesi
Mersin’in yaklaşık 30 km. batısında (Fındıkpınarı yolu üzerinde) bulunan Cemilli Köyünün girişinde, yolun sağındaki yüksek bir tepe üzerinde kurulmuştur. Eteklerinde yapılan yüzey araştırmasında Bizans, Selçuklu, Osmanlı dönemlerine ait seramik parçalarına rastlanmıştır. İç sur ve dış sur bulunmaktadır. Surların ve burçların bir kısmı ayakta kalmıştır.
Fındıkpınarı Kalesi
Mersin’in yaklaşık 50 km. kuzeybatısındaki asfalt yol ile ulaşılan Fındıkpınarı Yaylasındadır. Yaylanın bitişiğinde, duvarları ana kaya üzerine uydurularak yapılan kalede, aynı adı taşımaktadır.
Taş ve tuğla ile örülmüş duvarlar, kayaların üzerinde yükselmektedir. Doğu taraftaki dairevi yerin ortasındaki taştan yapılmış kule ve kuzeyde daha küçük olan yuvarlak burcu vardır. Etrafı odalarla çevrili, doğu ve güney kulelerine benzemeyen kuzeydeki kulenin ortası, ana kaya görünümündedir. Bu belki de burada kontrolün yapıldığı avlunun giriş kapısıdır.
Karmaşık planlı, yuvarlak kuleli bu garnizon kalesi, Ortaçağ Dönemine tarihlenmektedir.